Moda dergisi editoru Maggie (Kay Thompson) hedefini zekanin ve guzelligin ayni bedende birlesebilecegini gostermek olarak koymustur. Fotografcisina (Fred Astaire) bu hedefe uygun olarak calismasini soylese de fotograf makinesini pek de zeki olmayan modeli bir turlu zeka kupu seklinde gostermeyi beceremez. Bunun uzerine Maggie, fotografcisi Dick Avery ve pembeler icindeki asistanlari studyoyu yuklendikleri gibi (isiklar, kameralar) solugu bir kitapcida alir. Merdiven tepesinde kitaplari duzenleyen dukkanin calisani Jo (Audrey Hepburn) gitmelerini (Hepburn'e has nazik kizginlikla) emretse de moda ekibi cekimini yapar, hatta bir kareye de Jo'yu ekler. Haliyle bu kare daha sonra Avery'nin baskisiyla Jo'nun yeni model olarak secilmesinin yolunu acacaktir. Kizin aklini karanlik odada sergiledigi dansla celen fotografci, onu Paris'e gidip modellik yapmaya ikna eder.
Filmin devami "An American In Paris"te Gene Kelly'nin Leslie Caron'a kur yaptigi mekanlarda "Bonjour Paris" diyerek acilan (hele Hepburn'un deyisi insanin icinde fransizca ogrenme istegi olusturuyor), salas kafelerde, sokak ortalarinda, gol kenarlarinda ve tabii suslu balo salonlarinda danslarla devam eden alisildik bir muzikal. Alelade kitapci kiz Jo suslenip puslenip goz alici bir modele donusuyor. Ne yazik ki bu ihtisam Hepburn'un masum, naif guzelliginin altini cizmek yerine ustunu ortuyor.Astaire'in danslari her zamanki gibi fizik kurallarina aykiri. Ote yanda Hepburn bale gecmisinin getirdiklerini suruyor onumuze. Keske daha fazla dans etme sansi olsaydi kariyerinde diye dusunduruyor insani. Bir diger ilginc nokta, bu filmden 7 sene sonra, 1964'te cekilen, bir diger cirkin ordek-guzel kugu hikayesinde, tum zamanlarin en iyi muzikallerinden My Fair Lady'de, Hepburn'e kendi sarkilarini soyleme sansi verilmese de aktrisin bu filmde kendi sesiyle sarkilarini pek guzel seslendirmis olmasi. My Fair Lady yapimcilarina bir tas daha atip geciyoruz.
Filmin renkli, gorkemli kostumleri renkli bir goruntu yonetimiyle desteklenmis.
Senaryosu yer yer duraklayip, sonunda biraz tokezlese de Hepburn-Astaire ikilisinin hatrina, ozellikle de Hepburn'un dans yeteneklerini incelemek icin izlenebilir. Parisseverler kacirmasin zaten.
0 comments:
Yorum Gönder