30 Ağustos 2006 Çarşamba

Ship Of Fools ****

Romandan uyarlama, acilisi yapan bilge cuce oyuncunun dedigi uzere "aralarinda kendinizi bulabileceginiz" karakterlerinden guc alan bir film.

Bir gemi dolusu insan. Her toplum sinifindan. Almanlar, amerikanlar, yahudiler, ispanyollar. Sanatcilar, tuccarlar, kibar leydiler, hayat kadinlari. Hepsi bir arada. Ve hepsi bir gemide. Kacacak yer yok. Konusmak istemedigin kisiyle gorusmeme sansi da yok. Abby Mann'in senaryosu, Stanley Kramer'in yonetimi 20'ye yakin karakterin hicbirini unutmadan 26 gunluk bu yolculugu izleyiciye aktarmayi, ustune bir de toplumsal mesaj vermeyi basariyor.

Konuyu cok desmeye gerek yok ama genel anlamda sinif ayrimciligina (zengin-fakir ayrimi, yahudi-hristiyan ayrimi), insan olarak dusunduklerimize, korktuklarimiza, birbirimize ettiklerimize ve degisimlerimize deginildigini belirtmekte fayda var. Deginmeler bazen belli belirsiz hissedilen bir mesajla gelirken, bazen de guclu monologlarla kendilerini belli ediyor.

Oyuncu kadrosu filmin yapisi itibariyle zengin. Son filmini ceken Vivien Leigh en buyuk isim oldugu icin basrolde gorunuyor. Gone With The Wind ve A Streetcar Named Desire'da sinemaya aslen pek de iyi gelmeyen teatral oyunculugunu izledigimiz Leigh bu kez biraz daha yere yakin ama izleyicinin toparlanmasi icin ara ara cizgiyi asmasina da izin verilmis. Geminin doktoru rolunde Truffaut'nun Jules et Jim'inde izledigimiz Oskar Werner filmin Avrupa sinemasi ve onun "gercekci - esitlikci" mesajlari arasindaki bagi guclendiriyor. Simon Signoret dusmus bir zengin rolunde. Jose Ferrer ve Lee Marvin ayri yapilarda olsalar da ayni olcude sinir bozucu iki karaktere can veriyor. Genis filmografisinden "Who's Afraid Of Virginia Woolf?"un altini cizip kefil olabilecegim George Segal kadroda. Kendisini ayrica Just Shoot Me adli dizideki dergi patronu olarak da hatirlamak mumkun. Michael Dunn bilge Carl Glocken rolunde. Son olarak bir de fena halde Audrey Hepburn'u andiran Elizabeth Ashley'i izliyoruz.

Kaliteli film, izlenmeyi hakeden film. Ama uyarayim oyle eglencelik izlenecek bir film degil. Her sahnesi ayri bir mesaj ya da duygu firtinasi iceriyor. Roman gibi okunmasi, ustune caba sarfedilmesi gereken bir film.

0 comments: