Ucakta gosterilen filmi once izlemem diye dusunmustum. Oyle ya ice princess'ten agzi yanan insan, Stick It adini da gorunce uflemeyi falan bosverip filmin uzerine dogru vantilator tutmayi dusunuyor. Lakin, kaderin cilvesi iste, takildik ilk dakikalarina. Ondan sonra da kopamadim zaten. Stick It'i, Ice Princess'in jimnastik sporu icin yapilmis versiyonu olarak tanimlamak mumkun.Konu her zamanki kliselerden. Basarili ama çökmüş bir sporcu, bir koc, o an icin basarili olan ve kahramanimizi aralarina istemeyen sporcu guruhu. Bu kez baskahramanimiz biraz da fazlaca asi. Zaten bisikletle akrobasi yaparken evin birinin camindan daldigi icin hakim tarafindan "ya hapse, ya bu kocun yanina" zorlamasina tabi tutuluyor. Ister istemez genc kizimiz kampin yolunu tutuyor (bu arada genc derken, bu jimnastikciler aslen 14 yasinda falan olur malum. ama filmde buna pek bagli kalinmamis. kizlarimiz, nasil desem, biraz iri (ha bu arada ruslarin bu alandaki son donemlerdeki efsanesi svetlana khorkina da 1.65 boyuyla bu isleri yapmis, 1.40'lik bucurlerin yaninda tezat kavraminin sinirlarini zorlamistir, isteyince oluyor yani. neyse)) Kampta biraz asilik yaptiktan sonra yola gelen kahramanimiz, kaybettigi gucune tekrar kavusur, olimpiyata gitme hayalleriyle cosar. Buradan sonra film bir yarisma ve
bu yarismada sporcularin hakemlere ve puanlamaya gosterdigi tepkiyle finaline kavusuyor, kahraman gerekli dakikalarini aliyor, karizmasini yapiyor. Biraz buz pateninde bir suredir devam eden puanlama tartismalarina benzer olaylar.Uzatmazsam, senaryo klise evet.
Film, senaryo dışı alanlardaki fazlaliklariyla kendini kurtariyor. Oncelikle Ice Princess'te yapilan hataya dusmeyen ekip, jimnastige mumkun oldugunca yer vermis, perde arkasina gecmis, spor hakkinda bilgiler eklemis. Ve en onemlisi muzik destegiyle gozlere senlik jimnastik sahneleri olusturmus. Video klip formundaki bu bolumler harika. (Busby Berkeley izlemiş olsa o da beğenirdi tahminen)
Zorlu sahneleri cekmek icin gerekli hareketleri yapacak birileri de lazim, o sebepten oyuncu kadrosunu da kutlamali unutmadan. Sadece "kurt koc" rolundeki jeff bridges tanidik. Dengede, asimetrik paralelde, atlama beygirinde hoplayip ziplayan, carpan dusen oyuncu kadrosu genelde bir-iki filmde oynamis, bir-iki dizide konukluk yapmis genc kizlardan olusuyor. Baslarinda ise bir Missy Peregrim var ki, o varken aksiyon filmlerine niye oyuncu aradigimiz konusu fena halde kafama takildi. Halle Berry'nin basrol aldigi Catwoman'da ufacik bir rolde bulunmus. herhalde oyuncu seciminden sorumlu arkadaslar dusunmustur, halle'yi niye getirdik biz diye. Yuz ve fizik olarak Hillary Swank'e benzeyen Peregrim, yuzunun ilk gorundugu sahnede "Liv Tyler mi ki acaba" sorusunu da getirdi akla. Tabii ucak monitoründe kim olsa Liv Tyler gibi gorunebilir ama notlara da eklemek lazim.Netice itibariyle sinema tarihine altin harflerle yazilacak bir film olmasa da, olimpiyatlara kadar idare edebilir.
0 comments:
Yorum Gönder