15 Eylül 2006 Cuma

Armageddon **1/2

Tuhaf huylarım vardır. Sağ tarafta bir yerde haftada 5 film dese de TV'de film izlemem. Zaten bu hıza da Amerika'ya doktora için geldikten sonra çıktım. Ayrıca 1999 öncesi sinemayla aram da pek yoktu. ÖSS'ye çalışırdık o günlerde. Lafı getirmek istediğim yer şu ki, 99 öncesi dönemin çok bilindik filmleri arasında izlemediklerim çıkar sık sık. Armageddon da o listeden. Senelerdir yerden yere vurulan filmi ancak izledim ve yıldız sayısından görülebileceği üzere bu yazı da Bruckheimer'ın filmine pek olumlu yaklaşmayacak.

NY'un ortalık yerine düşen göktaşları panik (ve bolca özel efekt sahnesi) yaratır ama asıl sorun o değil de yaklaşmakta olan büyük göktaşıdır. Gezegeni kurtarmanın tek yolu vardır. Göktaşını delip içine nükleer bomba yerleştirmek. Ve o göktaşını delecek tek bir adam vardır: Harry Stamper (Bruce Willis) Hemen ekibini toplar. Kısa bir eğitimden geçen çete, NASA'nın süper pilotlarıyla birlikte yola çıkar. Gerisi malum.

Aksiyon filmi denince akla gelen ilk isim Bruce Willis bu filmin de merkez noktası. Kızını koruyan baba ve kahraman ekip şefi rollerini senaryo izin verdiği ölçüde oynuyor. Ara ara kahramanlığın dozunu kaçırmasının günahını da yazarlara (ve gişeee gişeee diye bağıran yapımcıya) yükleyip, aktörü hoş görmek lazım. Ben Affleck - Liv Tyler filmin romantik cephesini oluştursa da, sahneleri aksiyonun arasında kalıp kaybolmuş. Tyler'ın oynadığı karakter aynı zamanda Willis'in karakterinin de duygusal dayanağı (yani onu görünce ağlamamız gerekiyor). O cephede de olağanüstü bir oyunculuk başarısından söz etmek mümkün değil.

Ağırkanlı başrollere nispet, filmin yardımcı oyuncu kadrosu dört dörtlük bir komedi filmi çıkarmaya müsait. Owen Wilson, kardeşi Luke Wilson ve Ben Stiller'la birlikte şu sıralar screwball komedinin sağlam ekiplerinden birini oluşturuyor. Öte yanda Steve Buscemi ve Billy Bob Thornton, Coen kara komedilerinin iki bankosu. Filmin 20. dakikasında IMDB'de gezinirken Rus kozmonot rolünde olduğunu keşfettiğim (yine The Big Lebowski'den tanıdık) Peter Stormare ekibi tamamlıyor. Özellikle Stormare yerini aldıktan sonra hız ve tat kazanan komedi cephesi, aksiyona zarar vermese de kısa tutulmuş.

Bu filmi tabii Kubrick ustanın 1968 yapımı 2001:A Space Odyssey'i ile karşılaştırmak olmaz ama o senaryonun ortak yazarı Arthur Clarke'ın, devam kitaplarından 2061:Odyssey Three'de Halley kuyruklu yıldızına bir ekip indirdiğini hatırlatmakta ve kitabı okumamış olanlar için karşılaştırma sonrası Armageddon'un bilim yönünde fena halde sınıfta kaldığını söylemekte sakınca yok. Amacınız astrofizik öğrenmek değilse bu bir sorun olmayabilir ama senaryo filmin genel havasına uymak zorunda. Ara ara hissedilen komedi esintisi film boyunca korunsa; Armageddon, Ivan Reitman ve çetesinin ürettiği Ghostbusters ya da Evolution civarlarında bir yere oturabilirdi.

Jerry Bruckheimer'ın yapımcılığında gerçekleşen filmleri MGM'in görkem ve ihtişama yönelik Ziegfeld serisinin günümüzdeki yansıması olarak görmek mümkün. O zamanlar akıl almaz setler vardı, şimdi akıl almaz özel efektler gözümüzü boyuyor, senaryosuzluğun boşluğunu dolduruyor. O filmler gibi belki çok ciddiye alınmamalı Armageddon da. Eğlencelik olarak görülmeli. Neyse, ben şu Contact'i bir daha izleyeyim, siz de sorunun cevabını düşünün.

0 comments: