20 Eylül 2006 Çarşamba

The Marrying Man **

The Odd Couple ve The Out-Of-Towners gibi iki komedi klasiğinin yazarı Neil Simon'ın kaleminden çıkmış olsa da The Marrying Man romantik komedilerle ilgili tüm önyargılara uygun tatsız tutsuz bir yapım.

Her romantik komedi adayı gibi bu film de bir aşk etrafında dönüyor. Evlilik öncesi arkadaşlarıyla eğlenmeye gittiği barda gördüğü Vicki'ye (Kim Basinger) tutulan hovarda Charley Pearl (Alec Baldwin), kaçamak yapmaya çalışırken Vicki'nin mafya erkek arkadaşına yakalanır, ceza olarak da güzel sarışınla evlendirilir. Charley'nin iki gün sonra Adele (Elisabeth Shue) düğünü suya düştüğü gibi zoraki evlilik Vicki'yle de arasını bozar. Zaten ondan sonra da ikili her karşılaştıklarında aşka tutulup tekrar kavga eder, film süresi itinayla doldurulur.

Oyuncu kadrosu ilk bakışta umut veriyor. Seveni kadar sevmeyeni olsa da Alec Baldwin'in yeteneğini yadsımamak lazım. Zaten sorun onda değil de elmanın diğer yarısı Kim Basinger'da. Çizmeye çalıştığı portreyi filmin bitimine 20-25 dakika kala ancak kendisi söyledikten sonra anlayabildim. O ana kadar hafif çekingen bir karakter oynadığını sanıyordum meğer vamp olmaya çalışıyormuş. Leaving Las Vegas'la Oscar adaylığı görmüş, yetenekli Elisabeth Shue'nun adı var kendi yok. Onun gibi varlığı yokluğu belirsiz yardımcı oyuncu kadrosundan filme tek olumlu katkı yapabilen (ya da yapmasına izin verilen diyeyim) Mad About You'dan tanıdığımız Paul Reiser. Neden ihtiyaç duyulduğu belirsiz anlatıcılık görevini de üstlenen Reiser sit-com'dan getirdiği hız ve esprilerle aldığı sürede ekranı neşelendiriyor.

The Marrying Man ısrarla uzak durulması gereken filmlerden biri. 3-4 bölüm Mad About You izlemek sinirlerinize daha iyi gelecektir.

0 comments: