17 Eylül 2006 Pazar

Pretty Woman ****1/2

İki iş arkadaşımdan birinin diğerine üçüncü bir kişiyi "yakışıklı olan" şeklinde tarif ettiğini duyunca, belki de ilk kez insanlardan bahsederken etiket kullanmaya ne kadar alıştığımızı farkettim. Uzun, kısa, güzel, çirkin... Dış görünüşe dayalı bu etiketler sosyal iletişimin vazgeçilmez parçası olsa da, önyargılarımıza ve tavırlamıza yaptıkları etki gereğinden fazla. "Pretty Woman", adıyla bu konuya değineceğinin sinyalini veriyor.

Hayat kadını Vivian (Julia Roberts), ev arkadaşı ve bir yerde ustası Kit'ın (Laura San Giacomo) harcamalarına rağmen ayakta kalma çabası içindedir. Bağımsız olmakta kararlı ikili, "müşteriyi ve ücreti" kendileri belirlemeyi prensip edinerek diğer hayat kadınlarından farklı olmaya çalışıyor. Kısa bir tanıtımdan öteye gitmeyen bu bölümde Roberts'ın alışılmadık ölçüde tutuk oyunu Vivian'ın aslında sokakta iş kıyafetleriyle de çok rahat olmadığını hissettiriyor.

Kız arkadaşıyla sorun yaşayan işkolik zengin Edward Lewis'in (Richard Gere), yol sormak için Vivian'ı arabasına almasıyla asıl hikayeye geçiyoruz. Bir geceliğine Vivian'ı kiralayan Lewis yanında kalması için onu ikna eder. İkilinin otele girmesiyle farklı giyimli kadın üzerine kilitlenen (ve bir daha asla ayrılmayan) bakışlar, üst sınıf tepkisinin ilk emarelerini gösteriyor. Lewis'in, bir haftalığına iş gezilerinde kendisine (ücrete mukabil) eşlik etmesini istemesiyle, filmin ilerleyen dakikalarında da belirtildiği üzere, Vivian'ın külkedisi masalı başlıyor. Alt sınıftan üst sınıfa (geçici süreyle de olsa) atlayan Vivian, elbise almak için girdiği mağazadan kibarca (!) kovulması ve otel yöneticisi tarafından bir köşeye çekilerek fırçalanmasıyla yeni statüsünde rahatsızlık duymaya başlıyor. Dış görünüşe verdiğimiz önemi ve bu görünüşü korumak için harcadığımız çabayı yansıtan bu sahneler; Edward Lewis adı duyulduğunda Vivian'a her kapının açılmasıyla "ye kürküm ye" hikayesini tamamlıyor. Vivian'ın kaçınılmaz dönüşümünden hemen sonra gelen pahalı restoranda iş yemeği sahnesi Vivian ve Lewis'in hayatlarını yanyana koyup karşılaştırma imkanı veriyor. Soğuk işadamının değil de kumral saçlı, tatlı gülümsemeli hayat kadınının tarafını tutuyoruz ister istemez.

Birçok yerde belirtidiği üzere, klasik müzikal My Fair Lady'ye yadsınamaz bir benzerlik taşıyor Pretty Woman. Giyimi-kuşamı, hali-tavrı, yürüyüşü-duruşu, konuşması-susması bulunduğu yere uymayan Vivian, adım adım bir prensese dönüşüyor. My Fair Lady'nin at yarışı sahnesini andıran polo sahnesi ile, Audrey Hepburn'lü Charade filminin finalinin gösterilmesi de iki film arasındaki fiziksel bağlantıları tamamlıyor.

Sinemanın hem en sevilen, hem de en nefret edilen oyuncularından (ikisi genelde beraberdir zaten) Julia Roberts'ı bulunduğu noktaya Pretty Woman'ın getirdiği söylenir hep. Bu filmdeki performansıyla Oscar adaylığı kazanan Roberts, o saçma sarı peruk kafasından çıkıp gerçek haline kavuştuktan sonra her zamanki doğallığı ile büyülemeye başlıyor. İki dünya arasında kalan karakterini filmi bir klasik haline getirecek güçle sahneliyor. Roy Orbison'ın Pretty Woman'ı eşliğindeki kıyafet seçimi montajı Roberts'ın güzelliğinin altını çizerken, şarkının da onun adıyla birlikte anılmasını sağlıyor.

Olaylar Richard Gere'in sahasında geçtiğinden başrol yükünün çoğu dış sahada oynayan Roberts'a yıkılmış durumda. Gere da bizler gibi Roberts'ı hayranlıkla izlemekle yetiniyor. Genelde TV dizilerinden tanıdığımız Laura San Giacomo (Just Shoot Me) ile Jason Alexander (Seinfeld) oldukça kısa süre almış. Son olarak yine TV dizisi Chicago Hope'tan tanıdık Hector Olizondo kilit bir noktada duruyor.

Romantik komedilere, özellikle Julia Roberts başrollerden birindeyse, gelen tepki üç aşağı beş yukarı aynıdır. Dış görünüşü (külkedisi masalı) bir yana bırakıp, Pretty Woman'ın kabuğunun altına bakınca insan doğası üzerine, günlük hayattaki önyargılarımızı gözden geçirmeye davet eden bir film karşımıza çıkıyor. Hala ısrarla "romantik komedide mesaj olmaz" diyenlerden bile olsanız, türün efsanelerinden birinin doğuşunu taşıyan Pretty Woman izlenmeye değer.

0 comments: