19 Eylül 2006 Salı

A Shot In The Dark ****

Sherlock Holmes'un ciddi dedektif film ve romanları üzerinde bıraktığı etkiyi, Holmes'un karikatürü olan, Blake Edwards'ın Pembe Panter serisinin dedektif Clouseau'su türün komedi ağırlıklı yapıtlarında bırakır. Blake Edwards kalemiyle, Peter Sellers jest, mimik ve konuşmasıyla katilin kim olduğunu sormayı unutmanıza sebep oluyor.

Clouseau'nun ikinci macerası, incelenecek olayın, benzeri filmlerde alışık olmadığımız üzere katili açık edercesine detaylı bir özetiyle başlıyor. Usta dedektif Clouseau (Peter Sellers) yaveri Herkül'le (Graham Stark) birlikte olay yerine vardığında bilinenleri sıralamaya başlıyor:
1) Hizmetçi Maria (Elke Sommer) cinayet silahıyla bulundu
2) Cinayet silahında kan vardı
3) Hizmetçinin parmak izleri silahın üzerindeydi
4) Evdeki diğer herkesin nerede olduğunu kanıtlayan tanığı var.
Bu gerçeklerden yola çıkarak güzeller güzeli hizmetçinin birisini koruduğu teorisini geliştiren dedektif, cinayetlerin devamı geldikçe de fikrini değiştirmiyor. Bu arada Clouseau'nun baş şüpheli konumundaki hizmetçiyi sürekli hapisten çıkarması ve onunla yemeğe çıkması da polis şefinde fiziksel ve zihinsel hasarlara yol açıyor.

Normal bir polisiye - gerilimde senaryo hakkında bu kadar konuşmak filmin tadını kaçırıp okuyucularca linç edilmenizin önünü açabilir ama Edwards'ın filminden konuşurken korkum yok. Zira kendisi de daha baştan katilin "hizmetçi" olduğunu açıklamış. Sonra da başlamış akıntıya karşı kürek çekmeye ve güldürmeye.

Usta komedyen Peter Sellers düşüyor, kalkıyor, yerlerde yuvarlanıyor ama karizmasından da zerrece ödün vermiyor. "Gerçekler Herkül, gerçekler" dedikçe koltukta şöyle bir dikilip hazırlanıyor insan. Clouseau Olaylara ışık tutmak yerine işi her seferinde hizmetçinin serbest bırakılmasına getirse de takdir kazanıyor. Tabii izleyiciler olarak, Elke Sommer'ın oynadığı Maria'nın masumiyetine kapılıp katil olmayacağından emin olmamızın da bunda payı büyük. Polis şefi rolündeki Herbert Lom sakin olacak yerde çıldırması, bağırıp cağırması gerekirken sakin davranmasıyla filme komedi takviyesi yapıyor.

Fiziksel komedinin en seçkin örneklerinde parmakları olan Blake Edwards ve Peter Sellers'ın hemen hemen her filmi yakalandığında izlenmeyi hakediyor. Ayrıca izlerken bizim Şabanoğlu Şaban'a birebir benzeyen sahnelerini farkedip Kemal Sunal - Peter Sellers karşılaştırması da yapmanız faydalı olur.

0 comments: