7 Ekim 2006 Cumartesi

Little Women ****

"Elit sinemaseverler" için sinema ancak ağır ve moral bozucu olduğunda değer kazanır. Genç kız ve delikanlının birbirine koştuğu final, genel değerlendirmede filme en az bir yıldız kaybettirir. Neyse ki, Louisa May Scott'ın satırlarını 1949'da filme uyarlayan MGM, eleştirmendense izleyiciye yakın durmayı tercih etmiş, mutlu aile tablosunu Technicolor renklerle beyazperdeye çizmiş.

Günümüz şartlarında aşırı sayılacak derecede iyi kalpli dört kızkardeşin, dört "küçük kadının", çocukluktan çıkışını anlatan klasik "Little Women", Amerikan iç savaşını ve onun getirdiği maddi sorunları silik bir arkaplan olarak kullanıyor. Genç kızlardan "yazar" Jo (June Allyson), kardeşlerinin, özellikle güzelliğine düşkün Amy'nin (Elizabeth Taylor), çok ciddiye aldığı toplum kurallarının dışına çıkmaktan çekinmeyerek ingiliz Jane Austen'in karakterleri gibi zamanının ilerisinde olduğunu hissettirse de; zamanın akmamasını, ailelerinin hep birarada ve eskide kalmasını istemesiyle kendi içinde ufak bir çelişki yaratıyor. Çelişkinin dışarı yansıması olarak, kendisi zengin komşularının torunuyla arkadaşlık ederken ablasının başka bir erkeğe gönlünü kaptırması Jo'yu memnun etmiyor. Gönül ilişkilerinden yola çıkıp bunun ötesine geçen aydınlık ve karanlık zamanlarla, hayatın ufak oyunlarıyla, dört küçük kız gözlerimizin önünde büyüyor.

Senaryo hakkında daha derin incelemeleri edebiyatçılara bırakıp, filmin zengin oyuncu kadrosuna döndüğümüzde önce Jo rolünde June Allyson çarpıyor gözümüze. Işıl ışıl gülümsemesiyle mutluluk saçan Allyson, inatçı karakterinin hakkını veriyor. Büyük oynamayı seven Elizabeth Taylor, dış görünüşüne düşkün Amy'yi, Jo'ya tezat oluşturacak şekilde canlandırıyor. Büyük abla rolünde Janet Leigh'in rolü kısa. En küçük kardeş, utangaç Beth rolü ise MGM'in çocuk yıldızı Margaret O'Brien'a düşmüş. Etrafındaki ablalarını taklit etmeye çalışan O'Brien, ne yazık ki fazla melodramatik kaçmış. Meet Me In St. Louis'de Judy Garland karşısında daha küçük yaştayken çıkardığı masum ve abartısız oyunu aradı gözler.

Ailenin anne-babası olarak Mary Astor - Leon Ames "Meet Me In St. Louis"deki çifti bozmadan buraya taşımış. Easter Parade'de "A Fella With An Umbrella" olarak tanıdığımız Peter Lawford da Laurie olarak vaktini genelde June Allyson'a hayran hayran bakmakla geçirmiş.

Little Women, aynı, oyuncularını (ve görünüşe göre dekorunu) ödünç aldığı Meet Me In St. Louis gibi bir mutlu aile hikayesi. Bittiğinde hoş bir iz bırakıyor zihninizde. Hala "mutlu film olmaz olsun" diyenlerdenseniz, filmin bu yönünü görmezden gelip feminist mesajlarına veya gençlik-ergenlik dönüşümü üzerine söyleyeceklerine kulak verebilirsiniz.

0 comments: