4 Ekim 2006 Çarşamba

Sky High ***1/2

Friends'in hangi bölümüydü hatırlamıyorum ama (sanırım) Joey şöyle birşeyler diyor:
"Tatlı tavuk, kötü; ekşi, tavuk kötü; ekşi-tatlı tavuk, harika"
Joey'nin yemek felsefesine katılır mısınız bilmem ama Sky High, benzer bir formülle başarıyı yakalamış:
"Lise komedileri, klişe; süper kahraman maceraları, klişe; süper kahramanlar lisesi, eğlenceli"

Will Stronghold (Michael Angarano) süper kahramanlığın neredeyse sıradan olduğu bir kasabanın iki ünlü ismi Commander - Steve Stronghold (Kurt Russell) ile Jetstream Josie'nin (Kelly Preston) oğlu olsa da henüz anne babasına benzer güçlere sahip değildir (ki çok da mantıksız bir yaklaşım değil. Marion Jones'la Tim Montgomery'nin çocuğu da ana karnından çıkarken sprinter değildi. Belki biraz dopingle... Neyse dağıtmayalım konuyu).

Güçsüzlük durumu lisenin ilk günü daha da ciddileşir. Will, okul servisinde (ki o da süper) arkadaşlarından gerçeği saklamayı başarsa da öğrencileri "kahramanlar" ve "kahraman yardımcıları" (batman - robin) olarak ayıran okul koçundan kurtulamaz ve çocukluk arkadaşı, bitki büyütme güçlerine sahip, Layla (Danielle Panabaker) ile birlikte "yardımcılar" bölüğüne dahil olur.

"Kahraman" sınıfındakilerin yoğun baskısı altındaki "yardımcılar" sınıfına tam alışmışken babasından kalıtım yoluyla geçen güce aniden kavuşan Will (hadi bu seferlik ayrıntısını sormayalım), bu noktadan sonra biraz da kaymak tabakanın arasında gezinerek filme lise hayatının iki tarafını özetleme ve pek sevilen "iyi çocuk güç sahibi olunca nasıl kötüye döner" temasını deşme şansı veriyor.

Oldukça riskli, yerden yere vurulmaya müsait bir konu seçen senaristler Hernandez, Schooley ve McCorckle birbirinden uzak ve sinema anlamında her zerresi kullanılmış iki dünyayı birleştirirken mizahi yeniliği kesişim noktalarında yakalıyor. Bu noktada Buffy The Vampire Slayer geliyor hemen akla. Joss Whedon da Buffy'yi mezuniyet balosuna gitmekle dünyayı kurtarmak arasında az tereddütte bırakmadı. Kendilerini çok ciddiye almadan bir anlamda iki türün parodisini yapan üçlü, ne çok derin bir lise atmosferi ne de yepyeni güçlere sahip süperkahramanlarla uğraşarak vakit kaybetmiş.

Çoğunlukla iyi gitse de senaryo ara ara klişenin çekiciliğinden kurtulamamış. Anne-babayı memnun etmeye çalışan çocuk ve hissettiği baskı, güçlünün zayıfı ezme isteği ve insanoğlunun kendini güce kaptırıvermesi gibi konular filme ağırlık kazandırmak ve sırf eğlencelik olmaktan çıkarmak amacıyla eklenmiş. Walt Disney filmlerinde genelde görülen bir eğilim, kabullenip kısa tutulmalarına sevinmek lazım.

Genç bir kadroya sahip filmin başrolünde, geçmişinde Seabiscuit ve Almost Famous adları dikkat çeken Michael Angarano'yu izliyoruz. Çocukluk arkadaşı olarak ise Buffy'nin yardımcısı Willow (Allyson Hannigan) gibi kızıl saçlı ve sempatik, Empire Falls'tan tanıdık Danielle Panabaker rol almış. Anne-baba süperkahramanlar Kurt Russell ve Kelly Preston çok hoşuma gitti. Çocuklara ait bir filmde büyükler olarak oyunculuk yeteneklerine pek ihtiyaç duyulmasa da hem birbirlerine hem süperkahramanlığa yakışmışlar. Hani diyorum "The Incredibles" animasyon harici bir alanda yaşayacaksa düşünülebilir (Holly Hunter'ın sesi ve aksanı o filmde anneye iyi gitmişti ama yapıdan kaybediyor kendisi). Kelly Vitz, Jake Sandvig, Mary Elizabeth Winstead, Will Harris, Nicholas Braun ve Kevin Heffernan filmin kahramanları meşgulken eğlendirme görevini üstleniyor. Son olarak iki usta Kanadalı komedyen, Kevin McDonald ile NewsRadio'dan Dave Foley de hoş sürprizler olarak eklenmiş (bu arada iki ismin NewsRadio'da McDonald'ın konuk oyunculuğunda karşılıklı oynadığını da eklemek isterim)

İki klişenin birleşiminden yeni bir tat oluşturan Sky High eğlenceli. Buffy The Vampire Slayer ve benzeri yapımlar hoşunuza gittiyse kaçırmayın.

0 comments: