1954 yapımı müzikal Seven Brides For Seven Brothers'da Howard Keel kasabaya inip kendisine ve altı hırpani kardeşine bakması için Jane Powell'la evleniyordu. 2003 yapımı A Foreign Affair'de kardeşlerin sayısı daha az (iki), mesafe daha uzak (Amerika-Rusya), işler daha karışık.Kuş uçmaz kervan geçmez çiftliklerinde yetiştirdiklerini yoldan geçenlere satarak yaşamlarını sürdüren Adams kardeşler, Jake (Tim Blake Nelson) ve Josh (David Arquette) yaşlı annelerinin ani ölümüyle sudan çıkmış balık gibi ortada kalır. Yaşça büyük Jake, ana kuzusu Josh'ın (ve kendisinin) perişan haline son vermek için bir kadın arayışına başlar ve sonunda bir gazete ilanında aradığını bulur.
Rusya'ya eş bulma turları düzenleyen bir internet şirketine ait ilanın peşine düşen Jake, karşı cinsin kendisinden daha çok ilgi gösterdiği utangaç kardeşini de tura katılmaya ikna eder. İkili St. Petersburg'a vardıktan sonra elinde planı, kafasında 14 gün içinde bir Rus kadınını nikah masasına oturtma kararıyla işe koyulan Jake, kardeşinden pek destek bulamaz. Zira önce çekingen davranan Josh, kendisine ilgi gösteren ilk Rus kızından sonra gecelerin adamı olup çıkıverir.

Tur üzerine belgesel çeken gazeteci Angela (Emily Mortimer, ki filmi izleme sebebimdir kendileri), Jake'in planlı programlı romantizm arayışını ilginç bulup Adams'ları takibe alır.
A Foreign Affair sağlam başlasa da ortalara doğru temposu ve etkisi azalıyor. Yine de ara ara parlayıp sönen ironi yüklü kara komedi sahneleri (Jake'in eş mülakatları gibi) filmi izlenir kılıyor. Zaten göründüğü kadarıyla yazar Geert Heetebrij'in de amacı aşk ve evlilik üzerine büyük laflar etmekten çok, küçük hikayesiyle konuyu ucundan hafif didiklemek, didiklerken de kahkaha attırmaktansa hafif gülümsetmek.
Tim Blake Nelson filmi başladığı gibi bitirirken, David Arquette'teki dönüşüm dikkat çekici. Filmin başında Lars And The Real Girl'ün Lars'ını andırırken (Ryan Gosling'e de benziyor laf aramızda), finale tam bir playboy olarak ulaşıyor. Emily Mortimer her zamanki iddiasız güzelliğinde. İzlerken sular seller gibi Rusça konuşmasına şaşmayın, zira kendileri Oxford'da Rusça eğitimi almış.
Bağımsızseverlere tavsiye edilir.