4 Mayıs 2009 Pazartesi

Spirit Of The Marathon ****1/2

Yakın zamanda koşmaya başlayıp, gözümü (biraz korkarak da olsa) maratona diktiğimden 2007 yapımı belgesel "Spirit Of The Marathon" iki ilgi alanımın buluşmasını sağladı.

Film, maratonun tarihçesine şöyle bir değinip, 6 esas karakterine, Chicago maratonunu koşmaya hazırlanan 6 atletin hikayelerine geçiyor.

Atletlerden Deena Kastor ve Daniel Njenga, Dünya'nın bu dalda sayılı isimleri arasında. Olimpiyat bronz madalyası sahibi Kastor'un hedefi ilk büyük maratonunu kazanmak; Njenga ise iki ikincilik, bir üçüncülük aldığı Chicago'yu ilk kez kazanmak istiyor.

Bir amatör için oldukça iyi sayılabilecek 3 saat civarı zamanlara sahip Ryan Bradley, Boston maratonuna katılma barajı olan 3 saat 10 dakikanın altında koşmayı hedefliyor. Bir diğer amatör koşucu, doktora öğrencisi Lori O'Connor'ın hedefiyse ilk maratonunu tamamlamak.

Evli olduğu yıllarda sağlığını ihmal eden, boşandıktan sonra forma girmeye ve bu sayede hayatına tekrar çekidüzen vermeye çalışan Leah Caille, 42 kilometreyi ilk kez bitirmeye çalışan bir diğer atlet.

Son olarak, 65 yaşında ilk maratonunu koşup, 70'te 5. kez koşmaya hazırlanan Gerald Meyers, 40 yaşındaki kızıyla birlikte koşuyu tamamlamayı umuyor.

Başlarken hafif bir reality TV tadı, ki hiç sevmem, hissedilir gibi olsa da, insan hikayesinin suyunu çıkarmayan belgesel takdirimi kazandı. Kendisi de bir koşucu olan yönetmen Jon Dunham, atletlerinin hayatını filme alırken, uzun mesafe koşularının cazibesini ve zorluklarını ön planda tutmayı becermiş, sınırları zorlayan maratonun doğasında olandan öte dramaya izin vermemiş.

Düzenli koşuyorsanız, Spirit Of The Marathon'u izlemeniz şart. Bir sonraki uzun koşunuzda, bacaklarınız pes etmek üzereyken, Jeff Beal'in müziği eşliğinde Chicago maratonundan enfes kareleri hatırlayıp güç kazanabilirsiniz.

Korkutulmadıkça koşmayanlardansanız, filmden sonra spor ayakkabılarınızın tozunu alma ihtimaliniz yüksek. Ama hızlı başlamayın, ağır ağır. (Filmin başlarında gösterilen, 1908 olimpiyatlarında maratonu kazanan abi gibi olursunuz bak sonra)

0 comments: