3 kure adayligi sahibi, basrolunde Judi Dench'i bulundurarak goz onune cikan, gercek olaylardan esinlenerek yazilmis bir Stephen Frears filmi.
2. dunya savasi yillarindan hemen oncesi ingilteresi (ya filmi izlerken dusunuyordum da. insanoglu olarak harbiden salagiz be kardesim. bir tane dunya savasi yaptin tamam, ulen ikincisinin geregi neydi, cok eglendin galiba, neyse) Kocasinin olumuyle tek basina kalan Mrs Henderson bos vakitlerini gecirmek icin bir tiyatro satin alir, basina da bir yonetici oturtur. Ikilinin karakterleri tam zit olsa da bir sekilde basarili bir muzikal-gulduru cikarmayi basarirlar. Ancak basariyi hemen cokus takip eder, bunun uzerine Mrs Henderson kafasindaki fikri ortaya koyar: Ciplak oyuncular (kenan evren pasamin bir donem cok sevdigi gibi "nu"). Buradan sonra senaryo cetrefillesiyor (ya olaylar gelisir dememek icin bak ne kadar ugrasiyorum). Dunya savasi yillari, tiyatronun durumu, ciplakliga tepkiler ve yonetici ile sahip arasindaki zitliklar surup gidiyor. Yuksek tempolu ve komik acilan film bir ara cekiciligini kaybeder gibi olsa da sonlara dogru ciddilesip hos bir tat birakarak bitiyor.
Hemen dikkat ceken bir nokta goruntu yonetimi. Acilis yazilarinda Andrew Dunn adini gorunce tanidik geldi ama bir turlu cikaramadim bu ingiliz goruntu yonetmenini (BSC uyesi, oradan biliyorum ingiliz oldugunu (BSC: British Society of Cinematographers, ASC: American Society of Cinematographers, yazar bu goruntu yonetmenlerinin adinin yaninda)). Filmin dakikalari ilerledikce kafamda Altman'in Gosford Park'i dolaniyordu. Ingiliz filmleri arasinda iyi goruntu yonetimine sahip olanlardan biriydi. Nitekim bir bilgisayar bulup IMDB'ye ugradigimda gordum ki Mr. Dunn Gosford Park'in da goruntu yonetmenligini yapmis. Hafif puslu, yagli boya tablo kalitesinde goruntulerle araniz iyiyse bu filmi kacirmayiniz.
Basta Judi Dench dedik, oyunculara gelince de ilk ondan bahsetmek lazim. Onca senenin tecrubesiyle artik perdede bir efsane olan Dame Dench bu sefer butun filmi kendi basina goturuyor. Her zaman izlenmesinde fayda var. Karsisinda tiyatro yoneticisi rolunde bir diger Ingiliz usta Bob Hoskins'i izliyoruz. Iki ustadin karsilikli sahneleri de guzel. Amma... Bir de genc yetenek var ki bu filmde, cok sahnesi olmasa da, Dame Judi Dench ile oynadigi bir sahnede kendisinden dikkati calmayi basariyor. Ustelik giyinikken. Kelly Reilly'dir bahsi gecen kisi. Kendisini en son bir de Pride and Prejudice'te izlemistik ki o filmde de asaletiyle sahneyi doldurmasini bilmisti. Bu sirin sarisin bayanin Hollywood yapimlarina da kalite katmasi en buyuk temennimiz. Christopher guest var bir de ufak bir rolle.
Deginmedim ama tabii filmin ister istemez muzikal sahneleri de mevcut.
Mrs Henderson Presents sanatta ciplaklik konusuna, cok sanatsal acidan olmasa da, ucundan deginiyor. Bunu izlerken sinema tarihinde hangi yonetmenin ciplakligi nasil kullandigini (misal David Lynch) tartisabilirsiniz. Savas konusuna da ucundan azicik ugruyor. Genelde eglenceli bir film. Izlenebilir. Ha bu arada bir de. Malum, bu senenin favori filmi Brokeback Mountain boyuna "tartisma yaratici" oldugu icin gazlaniyor. Bu film bile ondan fazla tartisma yaratti benim kafamda ki daha nerede kaldi Munich. Ama sanirim onemli olan Amerika'da tartisma yaratmasi filmlerin. (cok doluyum arkadaslar, Brokeback almasin istiyorum odulleri)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder