Daha once sit-comlar disinda hicbir diziyi bastan sona izlememistim. Bu kadar sure ilgiyle takip ettirebildigine gore Buffy'de cekici birseyler olmali. Bircok dizi ana konusundan hatta karakterlerinden uzaklasirken BTVS 7 yil asagi yukari ayni tazeligi koruyabilmis. Kendisiyle ilk tanismam yillar once CNBC-e vasitasiyla olmustu (goruntu flulasir, flashback girer). O zamanlar daha ilk 3 sezon veriliyordu, pek de oyle duzenli izleme sansim olmuyordu. Ama eglenceliydi (korku - gerilim turuyle pek hoslasmasam da). Baskahraman (ki Buffy) hem vampir olduruyor hem de espri yapiyor bir yandan da lise ogrencisinin yasadigi zorluklarin icinden geciyordu. Sonra yillarca unuttum ben bu diziyi. Taa ki gecen yaz CNBC-e'de 7. sezonu izleyene kadar. Buffy buyumus, yeni karakterler eklenmis, eskilerin pekcogu kaybedilmemisti. Heyecan ve espriler hala ayni tattaydi. Amerika yolculugu sebebiyle sonunu izleyemedim. Sonra baslamisken en bastan baslayip tamamini izleyeyim diye dusundum ve iste asagida bu dusuncenin sonuclari (144x45=108 saat maliyet :) )
Konu, Senaryo, Yazim-cizim isleri:
7 sezon, 144 bolum, yaklasik 2 ay alan bir izleme maratonu (netflixe tesekkurlerimizi sunuyoruz)... Uzun bir yazi olacak, cayinizi kahvenizi alin, koltugunuzu dik konuma getirin ve kemerlerinizi baglayin
Buffy'nin en buyuk gucu yazim ekibi ve o ekibin basi dizinin yaraticisi Joss Whedon. Hollywood'da senaristlik yapan Joss yillar once Buffy The Vampire Slayer (1992) adinda bir film yazmis, film hic begenilmemis. gisede facia yasamistir. Bunu kendine dert etmeyen Joss, baska projelere senarist olarak girer, hatta Oscar adayligi alir (Toy Story) Sonra birden nereden aklina estiyse tutar o eski filmi bu kez dizi formatinda piyasaya surmeye karar verir. Fox diziyi cekmeyi kabul eder ancak yayinlamak istemez. Yayinlama isi WB kanalina duser. Boyle basliyor Buffy macerasi.
BTVS'nin ana temasi tartismasiz son derece acik: "female power". Dizinin her kosesinde bu ana temayi cagristiran simgeler gormek mumkun. Ornek verecek olursak: slayer her zaman disidir, ekibin tek ozel guclere sahip olmayan uyesi erkektir (Xander), Buffy'nin cerez niyetine oldurdugu vampirler genelde erkektir, disi vampir cikmissa illa ki super gucleri vardir... Bunlari cogaltmak mumkun ama dizide olup biteni bastan sona anlatmanin alemi yok. Serinin final bolumu de bu anatemanin uzerine en yogun gidilen ve temanin sonuclandirildigi bolum ayni zamanda.
Karsilastirmak gerekirse JRR Tolkien'in savas karsitligini ve doga sevgisini temele koyup uzerine Orta Dunya'yi insa etmesi gibi Whedon da guclu bir kadini temel alip kendi fantezi dunyasini kuruyor. Burada Whedon'un hayalgucu ve genis korku filmi bilgisi devreye giriyor. 7 sezon boyunca 7 ayri ana "kotu" ureten yazim ekibi ayrica her sezon bazi bolumlerde ana kotuye tatil verip yeni daha "ufak" kotuler yaratiyor, Hellmouth'un ustune kurulu Sunnydale kasabasindan boylece kotu eksik olmamis oluyor. Yardimci kotuler kimi zaman son derece orjinalken bazen de yillar onceden tanidigimiz canavarlar karsimiza cikiyor (kurtadamlar mesela)
BTVS'nin bir ayirici yonu ise kliseler uzerine kurulu olmasi (klise ve ayirici, ikisi bir cumlede olmuyor degil mi :) ). Sarisin genc kadin, vampirler, kalbe kazik saplama, genclik asklari, kalp kirikliklari ve binlerce kez izledigimiz iyi - kotu savasi, Yukarida sozu gecen bildik tanidik kotuler de cabasi (baska bir ornek Kont Drakula)... Ama bu yazar kadrosu acikca gosteriyor ki bir konunun yuzlerce kez kullanilmis olmasi bittigi anlamina gelmiyor. Onemli olan eldeki kliseyi dogru ve ozgun kullanmak. Ornek verirsek gene. Bir bolumde Kont Drakula, vampirlerin en karizmatigi, Buffy'yi ziyarete gelir. Beklenen alisilageldik tepki nedir? Kahraman saldirir, kavga vesaire. Oysaki Buffy'nin kontu gordugunde ilk tepkisi su sekilde:
Buffy: Who are you?
Drakula: I am Drakula
Buffy: Get out! (ciddiii misin, harbiden mi gibi bir havayla soyleniyor)
Yan konu olarak lise ogrencisinden olgunluga gecisteki sikintilar ister istemez ise karisiyor. (Burada bir dipnot girmem lazim (dipte degil ama olsun) Gecen sene Turkiye'de Okul diye bir film cikmisti sanirim. Taylan biraderler cekmisti, korku filmi. "Amman pek orjinal, genclerin OSS korkusunu realize etmisler" diye ballandira ballandira anlatmisti kimi gazeteler, elestirmenler. Aha size orjinal (dirsek gosteriyorum burada) BTVS bahsedileni her bolumunde kullaniyor. Buffy'nin okul hayati ile "is" hayatinin bir araya geldigi her nokta bu karaktere sahip (gecelim efendim)) Diger bir yan tema olarak ozellikle yine 7. sezonda one ciksa da her zaman arayana gorunen bir tema var. Onu acayim biraz. Surekli "slayer is alone" diye vurgu yapiliyor, ozellikle sonlara dogru, ama acikca goruluyor ki: "slayer is not alone and thank God she is not alone" :) ("A man who has friends is never a failure" - It's A Wonderful Life)
Tamam, konulari oturttuk. Ama her dizinin iyi kotu bir mesaji bir konusu vardir. Buffy niye one cikiyor? Burada senaryonun ayrinti kismi ise karisiyor, diyaloglar. Zaman zaman gerilimin icinde incecik bir espri, ironik duruma isaret veya kinayeli bir yorum oyle yerinde dokuluyor ki birilerinin agzindan, sitcomlarin beceremedigi olcude gulmeye basliyor insan.Asagida bir-iki ornek veriyorum, bazilari diziyi bilmeyenler icin manasiz olabilir, ozur (yukarida da verdik gerci ama) IMDB'de memorable quotes sayfasindan sectiklerimden:
(bir grup yaratik okulun mezuniyet balosuna saldiracaktir)
Buffy: I'm gonna give you all a nice, fun, normal evening if I have to kill every person on the face of the Earth to do it.
Xander: Yay?
Principal Snyder: There are some things I can just smell. It's like a sixth sense.
Rupert Giles: No, actually, that would be one of the five.
Xander: Generally speaking, when scary things get scared, not good
ve daha bunlar gibi yuzlercesi (Xander'in pek sevdigi lafla "literally"). Karakterlerin farkliliklari ve dolayisiyla gariplikleri, normal disi hallerin normale uyarlamasi (Buffy'nin uzun zamandir gormedigi bir demon arkadasiyla bir barda karsilasmasi ve muhabbeti var ki, evlere senlik) gibi komedi ogeleri bu aksiyon dizisini gerekli komedi gucuyle donatiyor. Yazi ekibi korkusuzca olmadik durumlar yaratip (misal tum karakterler birden hafizasini kaybederse ne olur?) hem heyecanin sonmesini hem de esprilerin bayatlamasini engelliyor.
BTVS gecmisini unutmayan bir dizi ayni zamanda. 7 .sezonu izlerken 1. sezona bir referans gorebiliyorsunuz ya da erken sezonlardaki bir karakter sonralari tekrar ugrayabiliyor. Ufak, sacma ve hatta sadece bir espri gibi gorulen ayrintilar 30 bolum sonra bir anda hayat kuratarabiliyor. En guzel orneklerden biri, 7. sezonun basinda, sezonun kotusu tum olulerin seklini alma kabiliyetine sahip "The First"in Spike'a sirayla ilk 6 sezonun ana kotuleri seklinde kendini gosterdigi sahne. 7. sezon tum sezonlarin bir ozeti havasi aliyor zaten zaman zaman.
Tum bunlarla yetinmeyip Joss ve ekibi (misal Marti Noxon) Buffy ve arkadaslari icin bir argo konusma dili yaratiyor. Clockwork Orange'da yapilan kadar detayli degil tabii genelde hecelerin dusurulmesi, kelimelerin kisa soylenmesi gibi basit degisiklikler ama yine de boyle bir konusma dili yaratilmasi karakterleri gercege yaklastiriyor.
Bir de muzikal Once More With Feeling var ki ona az sonra deginecegim.
Oyun, oyunculuk, aktor, aktris...
Dizi oyunculugu suresi itibariyle film oyunculugundan cok farkli. Yukarida anlatildigi gibi yazarlar rahat durmadigi icin 7 sene icinde Buffy'nin oyunculari da degisik hallere giriyor mecburen. Bir bolum vampir, bir bolum iyi, bir bolum kotu olmalari gerekiyor. Tek tek bakacak olursak.
Sarah Michelle Gellar: Buffy rolunde oldukca etkileyici (guzellik acisindan degil sadece be, hemen ters yone cekmeyin) Ozellikle 5. sezonda (ya azicik spoiler olacak ama) annesinin oldugu bolumdeki oyunculugu kaliteli. Genelde cok firtina yasayan, bol bol ruh hali degisen karakterini canlandirmada sorun yasamiyor, rahat. Tek bir sorun var ki hicbir DVD ekinde gorunmuyor ve okudugum kadariyla hicbir aktiviteye katilmamis Buffy ile ilgili. DVD roportajlarinda da o yokmus gibi konusuluyor bir cok sey. Diziye onem vermedigi icin diyenler yuklu miktarda, paragoz diyenler var. Maalesef Sarah Michelle hanima olan sempatimi azaltti bunlar. Bir de soyle bir ihtimal dusunuyorum. Buffy ile ozdeslesmekten kaciniyor, cunku bu ilerideki sinema kariyeri icin oldurucu olabilir. Gonul isterdi ki o da cast partilerinde sempatik sempatik gulumseseydi Allysson ablanin yaninda
Allysson Hannigan: Buffy'nin en iyi arkadasi Willow rolunde. Hep sempatik, hep seker. Icine kapanik, "dorky" Willow'u basariyla oynadigi gibi karakteri disa acildikca da zorluk cekmiyor. Kendine has konusmasi, vurgulari, mimikleriyle Willow karakterini vazgecilmez kiliyor.
Nicholas Brendon: Ekibin (Scoobies) ucuncu uyesi, Willow'un cocukluk arkadasi Xander. Dizinin "Chandler"i bir anlamda. Gerilim anlarinda esprileriyle isin icine karisiyor. Uzun sinema kariyerine sahip usta bir oyuncu olmasa da rolunde cok basarili ve sevimli. Komedi yetenegine sahip insanlardan.
Anthony Stewart Head: Giles, Buffy'nin gozetmeni, arastirma insani. Kendimi yakin hissettigim iki karakterden biri (digeri haliyle Xander) Orta yasli bir usta olarak genc kadronun arasinda denge unsuru. Ayni canlandirdigi karakter gibi. Son iki sezonda diziden ayrilsa da bircok bolumde konuk oyuncu olarak gelip yalniz birakmiyor izleyiciyi, Cekirdek kadronun 4.su, tamamlayicisi ne de olsa. Harika sesi var. Bir-iki bolumde sarki soyledigine sahit olduk da :)
Emma Caulfield: Eski demon, yeni insan, Xander'in sevgilisi, paragoz ve lafini sakinmayan Anya. Yine digerleri gibi rolunde cok rahat. Xander'in dogal tamamlayicisi. Favori karakterlerimden.
Amber Benson: Willow'un arkadasi ve diger bir buyucu (witch, cadi :)) Inanilmaz sicak gorunuyor. Canlandirdigi karakter Viggo Mortensen'i hatirlatti bana. Boyle heyecanli anlarinda bile sessiz (Viggo'yu da tabii sadece LOTR DVD'lerinden taniyoruz da, o kadar iste), konusmaya calistiginda kekeleyen bir karakter. Sanirim dizinin en sevilen bir diger karakteri oluyor Tara akan yillar icinde herkes icin. Sesi guzel diyorlar :) Ayrica hayranlarinin yardimiyla para toplayip cektigi odullu bir filmi var (Chance) ancak anlasma geregi Kuzey Amerika'da dagitimini yapamiyorlar simdilik. DVD'sini bekliyorum, Tarayi ozluyorum :)
James Marsters: ingiliz aksanli vampir Spike rolunde. En cok ruh hali degistiren karakterlerden birisi. Normal konusma aksaninin Amerikan oldugu dusunuldugunde yaptigi is cok onemli. Basarili.
Daha boyle oyuncu listesi akar gider, misal Willow'un bir donem sevgilis Oz (Seth Green), ilk sezonlarin gozdesi aptal esmer Cordelia (Charisma Carpenter), ikinci bir slayer Faith (Eliza Dushku), Spike'in catlak sevgilisi vampir (Juliet Landau), Buffy'nin ilk sevgilisi Angel efendi (David Boreanaz), Buffy'nin annesi (Kristine Sutherland)... hepsi bence rollerinde harika. Tek zayif oyuncu olarak Michelle Trachtenberg'i goruyorum ben. (Buffy'nin kardesi Dawn) Kizacak simdi bana ama yuzune de soylerim, gercekten yapmacik geliyor rolu. Yer yer piriltilar gorsek de ekibin geri kalaninin yaninda zayif. Yasina bagli acemilik diyelim gecelim...
Bir de muzikal Once More With Feeling var ki ona az sonra deginecegim.
Goruntu yonetimi, efekt, isik, kamera, motor...
Haftalik cekilen bir dizide haliyle Janusz Kaminski goruntu yonetimi ve gorsel efekt beklemek ayip olur. Ama Buffy ekibi elinden geleni yapmis. Goruntu yonetiminde sinema seviyesine ulasan benim hatirladigim tek bolum sanirim "Hush", zaten toplamda en basarili bolumlerden birisi ve bu alanda bir de Emmy adayligi goturmus. Onun haricinde genelde goruntuler belli bir ayarda seyrediyor. Efektler de seneden seneye iyilesiyor. DVD eklerinden birinde bahsedilen en carpici etki vampirler toza donusurken (kazigi kalbine saplayinca toz olup oluyor vampir, Joss'un aciklamasi soyle: "hem guzel gorunuyor, hem de bolum boyunca oluleri tasimaktan kurtuluyoruz") ilk senelerde pek birsey gorunmezken sonralari katman katman derinin iskeletin eridigini goruyorsunuz. Ve tabii uretilen kimi canavarlar gercekten haftalarla olculebilecek sureler icin son derece basarili. LOTR eklerini izleyince yine insanin oze l efekt hadisesinin zorluguna kafasi yatiyor (bak aklima geldi simdi, PJ yapsaydi ozel efektleri nasil olurdu ki :) )
Mekan tasarimlari takdir edilecegi uzere zorlu ama herseye ragmen basarili. Vampirlerin mekanlari, mezarlik, lise, universite gibi bircok set inandirici hazirlanmis.
Kurgu olarak tek bir sahnede kesik kesik bir kurgu kullanimi aklimda kalmis. O anin etkisini arttiran basarili bir kullanim. Onun haricinde genelde ozel bir caba yok.
Ozetlersek teknik anlamda bir diziden beklenenin uzerine cikmiyor BTVS.
Goruntu deyince ayri tutmak gereken bir bolum dovus sahnelerinin koreografisi. Acik olan birsey var ki 7 sezon boyunca bu slayer yuzlerce vampir oldurecek. Surekli ayni hareketleri izlemek bir filmde belki is yapabilir ama dizide bir sezon bile bitmez. Bu sebepten kavga sahnelerinin duzenlemesi itinayla yapilmis. Ozellikle bir bolumde 6 vampire karsi bir kavgasi var ki Buffy'nin. Artistik ve teknik puanlari 6.0 :)
Muzik...
Muzik Buffy'de benim cok dikkatimi cekmedi ya da cekmiyordu acikcasi. Klasik aksiyon filmi muzikleri veya duygusal bir eser hangisi uygunsa artik. Acilis parcasinin canli calinisinin kaydini izleyince o gozumde bir guzellesti.
"Hush"ta tabii muzik oldukca on plana cikiyor, cunku bu bolumde kotuler (canavar demeyeyim her seferinde) tum sehrin konusma yetisini caliyor. Diyalog olmayinca is muzige kaliyor. O sebepten kulaklara ziyafet eserler bestelenmis. Zevkle dinledik.
Giles ustanin sarki soyledigi bir iki bolum var. (misal Restless) Oldukca eglenceli.
Bir de bir cok bolumde ufak gruplar Bronze adi verilen ekibin gene bulusma mekani barda sahne alip birer sarki soyluyor. Genelde ilgi alanim degil ama dizinin muziklerinin bir parcasi o da, soft rock sanirim genelde.
Bir de son bolumun sonunda final sarkisini belirtmek lazim, buyuleyici. Savas sahnesinin basarili cekimiyle birlikte muhtesem etkiye sahip. LOTR - ROTK Extended oncesi isinma oldu, guzel oldu.
Ve iste sira o bolume geldi... Once More With Feeling...
Once More With Feeling
Buffy, 6. sezon 7. bolum... Bu bolum bir muzikal. Muziksever bir canavar bir sekilde sehre gelir ve sehirdeki herkes sarki soyleyerek konusmaya baslar. Burada herkes derken kurutemizleyicinin gomleginden mustarda lekesini cikardigini goren adamin "They've got the mustard out" diye sevincini disa vurumundan, kendisine ceza yazmamasi icin polise yalvaran kadin surucuye kadar herkesten bahsediyoruz. Insanlar iclerine attiklari duygulari saklayamayip sarki ve dans olarak disari vuruyor. Sarkilarin hepsi orjinal ve Joss Whedon imzali. Adam 4 ay oturmus bu bolum icin hazirlanmis.
Sarkilari anlatmaya kelimeler yetmez. Dinlemek lazim. Ama yukarida bahsettigimiz komik diyaloglara bir de soyle bir ornek vermeden gecmek olmaz:
Tum cast sarki soyleyerek dusmana dogru gitmektedir. Buffy arkadaslarinin gelmeyecegini dusunmektedir. Arkadaslari ise onun yardimina yurumektedir:
Anya: She came from the grave much graver
Spike: First he'll kill her, than I save her
Tara: Everything is turning out so dark
Spike: No, I save her, than I kill her
Willow: I think this line is mostly filler
diyor Willow ve anin ciddiyeti icinde kahkaha mi atsam ciddi mi gorunsem diye beyin ufak bir sacmalama yasiyor. (Allyson Hannigan'in yuz ifadesini gormek lazim bir de burada)
Diger bir favori bolumum Hush ki yukarida ondan bahsettik. Goruntu ve muzik acisindan sinema kalitesinde.
Sonuc:
Her yazinin oldugu gibi bunun da bir sonu olmali tabii, yoksa havada kalir. Buffy The Vampire Slayer eglencelik bir dizi olarak beklemedigim olcude kaliteli ve bu kalitenin cok cok buyuk bolumu yaraticisi Whedon'dan geliyor. Kliseleri beklenmedik sekillerde kullanarak, bazen bekleneni beklenmedik bir yolla yapip sasirtarak, elindeki oyunculari zorlayarak ve inanilmaz hayalgucuyle yarattigi dunyayi surekli gelistirerek Whedon bu diziyi 7 sene tasimis. Bir sure ara verdikten sonra ikinci kez izlemek isteyecegimden eminim (en azindan favori bolumlerimi). Belki o izleyisimde dizinin felsefi temellerine de egilebilirim, bu seferkinde ust kattan cok fazla asagi inmeye calisamadim. Buffy'yi izlemis olanlardan yorum, gorus vs bekliyorum
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder