Koşu Türkiye'de pek ilgi gören bir spor dalı değil. Vaktiyle Süreyya Ayhan 1500 metrede bir yarış kazandığında bir heyecan oldu, Elvan 5000-10000'e ilgimizi çekti, belki bu sene yine Aslı Çakır Alptekin-Gamze Bulut dublesi sayesinde gene biraz 1500 konuştuk ama bu ilgi koltuktan kalkıp kendimizi yollara vurmamıza sebep olmadı.
Amerika ve Avrupa'da durum biraz farklı. 1970'lerde profesyonel atletlerin tekelinden çıkıp amatörlerin günlük hayatına giren koşu sporu, günümüzde en revaçtaki aktivitelerden. Herhangi bir şehirde herhangi bir hafta sonu binlerce kişinin katıldığı 1500 metreden - 5-10 km'ye kadar değişen uzunluktaki yarışlar normal sayılıyor. RunningUSA sitesine göre, geçtiğimiz sene ABD'de bitiş çizgisi yaklaşık 14 milyon kez geçildi. Birden çok yarış koşanları hesaba katarsanız en azından 4-5 milyon kişinin en az bir yarışa girdiği tahminini yapmak mümkün. Tabii yarış derken, katılanların çoğunun tek amacının kendi derecelerini geliştirmek olduğunu akılda tutmak lazım.
Maraton, toplam bitişlerin sadece %4'ünü oluştursa da (yaklaşık 500 bin), koşu sporunun en çok konuşulan ve ilgi gören mesafesi konumunda. Belki Olimpiyatlarda izlediniz, belki Avrasya maratonunun koşulduğu gün haberlerde kulak kabarttınız. Sadece uzun, çok uzun olduğunu biliyorsunuz. Belki sıradan insanların teşebbüs bile edemeyeceğini düşünüyorsunuz. 500 bin sayısından tahmin edebileceğiniz üzere 42 kilometre 185 metrelik maraton mesafesi 4-5 aylık bir hazırlık sürecinden sonra son derece ulaşılabilir bir mesafe.
Dört sene kadar önce, Minnesota'da yaşarken başladığım koşu sporuna şu sıralar Amerika'da koşunun merkezi olan NY'ta devam ediyorum (yukarıdaki resimde gorüldüğü üzere). Daha ileride bu spor hakkında öğrendiklerimi Türkçe aktarmaya çalışacağım ama önümüzdeki birkaç haftada bu seneki sonbahar dönemi yarışlarımla ilgili konuşacağım.
Bu pazardan başlamak üzere önümüzdeki 2 ay içinde 4 yarış hedefliyorum. Birincisi, 23 Eylül'de, 18 millik (29km) NYC Maratonu hazırlık koşusu. 14 Ekim'de NY Maratonu'nun efsanevi şampiyonlarından Norveç'li Grete Waitz'in adını taşıyan Grete's Great Gallop yarı maratonu'nu (21 km); 4 Kasım'da, Amerika'nın en büyük ve görkemli maratonu olan NY Maratonu'nu (42 km) koştuktan sonra; 17 Kasım'da 60 km'lik NYC 60K ultra-maratonuyla sezona nokta koyacağım. Hedefim yarışların hepsini bitirmek, mümkün olursa kendi en iyi derecelerimi geliştirmek. (Yarı maraton: 2:01:45, Maraton: 4:50, 60K: 7:15)
Birkaç gün sonra ilk yarış raporunda görüşmek üzere.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder