Central Park'ta 3 turdan oluşan 18millik (29km) NYC Maraton Hazırlık Koşusu, maratonu düzenleyen NYRR grubunun klasik yarışlarından biri. Maratondan 6 hafta önce koşulan yarışın amacı katılımcılara ve sonbaharda diğer maratonları koşacak olanlara son bir deneme imkanı vermek. (ÖSS'ye hazırlanırken girdiğimiz deneme sınavları gibi bir nevi). Maratondan 8 mil (12 km) kadar kısa olan mesafe, yarış stratejinizi benzer şartlarda (yokuşlar ve inişler, yardım istasyonları ve diğer yarışçılar) denemek ve iyi bir zamanla bitiş çizgisini geçip güven kazanmak açısından önemli. Hazırlık sürecinde 42 km'lik tam yarış mesafesinin koşulmamasının sebebi bacaklara yarıştan 6 hafta önce gereksiz hasar vermemek.
Pazar günkü yarıştan önce sol ayağımda hafif bir sorun vardı. Bir önceki haftanın 30km'lik uzun koşusundan incinmiş çıkan ayağımın tekrar sorun çıkarmaya başlamasından korkuyordum. Planım oldukça yavaş başlayıp (6:45-7:00/km) kendimi iyi hissedersem ikinci yarıda hızlanmaktı.
Belki yarışa çok da önem vermediğimden, belki bir önceki hafta aynı mesafeyi sorunsuz koşmuş olmanın güveniyle Cumartesi günü 3-4 senelik koşu tecrübemde öğrendiğim herşeyin tersini uyguladım. Öğlen yemeğini geç ve ağır yedim, öğleden sonra 2-3 saat kadar uyudum ve akşam yemeğini gece çok geç saatte yedim. Sonuç? Hiç uyumadan geçen bir gece ve ağır bir mide.
Saat 7'deki başlangıç için 6'dan biraz önce evden çıktım. Serin (10-12 derece civarı) ve rüzgarlı hava yarış için umut verdi ve başlangıç noktasına olan 5 km'lik yürüyüşümde uyanmamı sağladı.
Başlangıç saati geldiğinde parkur hakkında son bilgilerimizi alıp (yarış direktöründen aktarıyorum: "Fazla söyleyecek birşey yok, üç tur atıyoruz Park etrafında"), yola koyulduk. Her ne kadar kendimi arkalara saklayıp yavaş başlamaya çalıştıysam da akıntıya kapılıp planımdan kilometre başına yarım dakika kadar daha hızlı başladım.
Başlangıçtan 1 km kadar sonra Central Park'ın en büyük tepesi ve parkurun şüphesiz en çok küfür edilecek noktası olan Harlem tepesiyle yüzleştik. İlk tırmanışta fazla sorun olmadı.
5 kilometreyi geçerken bacaklarım hala yarı uykulu ve isyan halindeydi. Tek başıma bir Pazar koşusunda olsam muhtemelen çok uzatmadan bırakırdım ama hem etraftakilerden hem de 6. kilometre civarında bir turluğuna koşuya katılan, uzun koşuları normalde beraber yaptığım çalışma arkadaşım sayesinde aynı hızda ilerlemeye devam ettim.
10km civarında, ilk turu bitirirken, 6.-8. km'ler arası gelen iyimser hava çoktan dağılmıştı. Sol ayağım, sağ bacağım ve midem sorun çıkarıyordu. Kendimi yemeye ve içmeye zorlayarak enerji seviyemin çok düşmemesini sağlasam da, bir 5km daha ne zaman durmak zorunda kalacağımı kafamda planlayarak devam etti. 15. km'de arkadaşım ayrıldıktan sonra bir tuvalet molası verdim. Yarışlarda genelde tuvalet molasına ihtiyaç duymuyorum ama dediğim gibi bir önceki gün yaptığım beslenme hataları bu sefer beni mecbur bıraktı. Sıra beklemesiyle beraber mola bana 5 dakikaya mal oldu.
Moladan tamamen değişmiş olarak döndüm. O sürede bacaklarda biriken laktik asitin temizlenmesinden mi, son yediğim karbonhidrat jelinin kana karışmasından mı yoksa süre kaybetmenin verdiği telaştan mı bilmem, kilometre başına zamanlarım 6:30'dan 6:00 ve altına düştü. İkinci turu bitirirken ne ayağımdaki ne bacağımdaki ağrıdan eser kalmıştı.
Üçüncü tur aşağı yukarı aynı hızla devam etti. Harlem Hill'i üçüncü kez tırmanırken yorulup yürümeye başlayanları birer birer geçmek oldukça eğlenceliydi. Turun ortalarına doğru aynı hızı koruyup koruyamayacağım konusunda şüphelerim vardı. Çok zorlanırsam parkın ikinci büyük tepesi olan Cat Hill'i yürüyebileceğimi düşünerek moralimi yüksek tutmaya çalıştım. 27.km'de büyük tepeleri bitirmiş olmanın verdiği güven ve bitişe yaklaşmanın heyecanıyla biraz daha hızlandım (5:10/km). Son km'de arkadan hızla gelenlere geçilmemeye karar verdim ve önümdekilerin bir kısmını da geçip 3:08:43'de bitişe geldim.
Zamanım geçen seneye göre 1 dakika kadar kötü olsa da 5 dakikalık molayı kattığınızda bitiş süremden, özellikle koşunun ikinci yarısındaki performansımdan, oldukça memnun kaldım. Daha da önemlisi koşudan herhangi bir sakatlık olmadan çıktım.
Tedbirli davranıp bu haftayı hafif geçirdim. Önümüzdeki hafta çalışma arkadaşımla yarışın önemli engellerinden olan Queensboro Bridge'i birkaç kez koşup tecrübe kazanmak istiyoruz. Ondan sonraki hafta da yine parkta yarı maraton yarışımız var. Maratondan 3 hafta önceki bu yarışa başlamadan 10km kadar koşup, toplamda 30km'lik bir hazırlık koşusu daha yapmış olmayı planlıyoruz.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder