29 Ekim 2012 Pazartesi

Yarış 2: Grete's Great Gallop Yarı Maratonu

Üzerinden iki hafta geçti ama meşguliyetten yarı maraton raporuna ancak sıra geldi. Daha fazla beklemeyelim, rapora geçelim.

Norveç günü koşusu olarak da geçen Grete'nin Büyük Koşusu yarı maratonu, NY Maratonunu 9 kez kazanma başarısını göstermiş olan, efsanevi Norveçli atlet Grete Waitz'ın anısına her sene Ekim başı-ortası civarlarında Central Park'ta koşuluyor. Yarışın gelirleri, kanserle mücadelesini 1.5 sene kadar önce kaybeden Waitz'ın kurduğu Aktiv derneğine kanser araştırmalarını desteklemek için aktarılıyor.

Yarı maraton koşusu, adından da anlaşılacağı üzere maratonun yarısına gelen 21km uzunlukta. Mesafe sadece yarıya düşse de yarı maratonun gerekirdiği hazırlık süresi ve verdiği hasar maratonun çok çok altında. Birçok koşucu kendisini bir senede en fazla iki maratonla sınırlarken, yarı maraton koştuktan 2-3 hafta sonra yarışın yorgunluğu gitmiş oluyor. Bu sebepten yarı maraton yarışlarına talep gitgide artıyor.

4 yarışlık dizinin ikinci yarışı olan Grete Yarı Maratonu'na yaklaşırken hedefim 21km'yi kişisel en iyi derecem olan 2 saat civarında bitirmekti. Maratona göre yüksek olan tempo bacaklarımın yorgunluk sınırını son bir kez daha denememi sağlayacaktı. Ne yazık ki, çalışma arkadaşımın sakatlığı yüzünden yarıştan bir önceki hafta sonu koşmayı planladığımız 32km'yi tamamlayamadık. Bu yüzden planları biraz değiştirip yarı maratondan önce 8-9 km koşarak maraton hazırlığının en önemli parçası olan 30 km'lik uzun koşuyu tamamlamaya karar verdik.

9 km'lik ısınma koşusunu yavaş tuttuğumuz sürece yarı maraton hızımın fazla etkilenmesini beklemiyordum ama cuma günü bir sürpriz haber daha geldi. Oturmakta olduğum binada başka bir daireye taşınmak için sıra bekliyordum ve cuma günü dairenin hazır olduğunu haber verdiler. Detaylarına girmeye gerek yok ama çeşitli nedenlerden dolayı cumartesi günü taşınmak zorunda kaldık. Bütün gün dolap, yatak, koltuk taşıdıktan sonra pazar sabahı kendimi yavaş yavaş parka doğru sürükledim.

Isınma koşumuzu parkın etrafında yavaş ama sonlara doğru artan tempoyla tamamladık. Daha bu kısa koşudan yarışın benim için çok kolay geçmeyeceği belli oldu. Önceki gün yaktığım ve yarış öncesi ağır yememek kuralım yüzünden yerine koyamadığım kalorilerin eksikliğinden dolayı bacaklarımda yarış öncesinin hızı yerine ağır bir yorgunluk vardı. Bu sebepten yarışı maraton temposunda (10 dakika/mil - 6 dakika/km) koşmaya karar verdim.

Yarışın ilk 12-13 km'sinde zorlansam da koşmaya devam ettim ama parkın etrafında iki turdan oluşan yarışın ikinci turunda Central Park'ın zorlu yokuşlarıyla mücadele edecek halim kalmadı. Geri kalan kilometreleri yürü/koş stratejisiyle geçtim. Yine de 9-9.5 dakika/mil - 5 dakika/km hızda koşup aralarda yürüyerek hedeflediğim zaman içinde kalmayı başardım. Bitiş çizgisini normal şartlar altında oldukça yavaş sayılabilecek 2:14:04'le geçtim.

Sonuç pek istediğim gibi olmasa da o kadar yorgunluğun üstüne istediğim tempoyu tutturabildiğim için parktan memnun ayrıldım. Benzeri bir tempoyla maratonu hedeflediğim 4 saat 15 - 30 dakika sınırı içinde bitirmem mümkün olacak.

Maratona gelirsek.

Yarışa bir hafta kaldı. Son iki haftayı fazla koşmadan, bacakları mümkün olduğunca dinlendirerek ve zihinsel hazırlık amacıyla Liz Robbins'in A Race Like No Other: 26.2 Miles Through the Streets of New York kitabını okuyarak geçirdim. NY Maratonu'nu her yönüyle inceleyen kitap ilgililere tavsiye edilir.

An itibariyle Amerika'nın doğu yakası Sandy kasırgasının etkisi altında. Kasırganın yarış saatine kadar şehri terketmesi ve yarış gününün son iki sene olduğu gibi güneşli olması bekleniyor.

4 Kasım Pazar günü, ben yarışı koşarken, NYRR'ın takip programı 10,20,30 ve 40 km'yi geçtiğimde Twitter üzerinden durum bildirimi yapacak. Başlama saatim NY saati ile sabah 10:55, Türkiye saati ile akşam 5:55. Takip etmek isterseniz adresim @callmeismail.

1 yorum:

  1. selamlar,
    sıkıntıdan ekşisozlukte insanların bloglarını incelerken, özellikle de eski olanları sizinki oldukça dikkatimi çekti. özellikle 2002'den beri bu yıllanmış değerli blog için tebrik ediyorum.
    maratonlarla ilgili yazıları görünce de daha fazla ilgimi çekti. çeşitli ülkelerde yapılan bu maratonlar benim de oldukça ilgimi çekiyor. ama malesef düz tabanlık yüzünden 6-7km'lik mesafeleri bile koşarken zorlanıyorum. siz bu maraton sevdasına ne zaman ve nasıl başladınız, ben 28 yaşındayım ve sürekli olarak spor yapan bir kişiyim. sizce ileride biraz da işler rahatladığı zaman 4-5 sene sonra bunu başarabilir miyim?

    YanıtlaSil