Bilim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bilim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Eylül 2012 Perşembe

Kapitalizm Alzheimer arastirmalarini durdurdu!! (mu?)

Doktor bir arkadaşım Hürriyet'ten etkileyici bir başlığa sahip bir haber gönderdi bugün: "Alzheimer'da pes ettiler". NTVMSNBC'nin de kopyala-yapıştır metoduyla bildirdiği haberde ilaç üreticilerinin Alzheimer ilaçları bugüne kadar başarılı sonuçlar vermediği ve haliyle kar üretmediği için araştırmadan çekilme kararı aldıklarından dem vuruluyor. Açıklamayı yapan Eric Karran'ın firmaların konu üzerinde çalışmaya devam etmek istediği fakat yönetim kurullarının para kaybetmeye tahammül edemedikleri için buna izin vermediğini söylediği belirtiliyor.

Böyle bir haber gördüğünüzde tavsiyem haberdeki özel ismi (Eric Karran) Google'da taratmanız ve son 24 saat veya 1 hafta içindeki başlıklara bakmanız. Genelde Türk basını haberi dış kaynaklardan çevirmiş oluyor. Nitekim bu haberin de aslı şurada:

http://www.google.com/hostednews/ukpress/article/ALeqM5gp9n969mZw9JUlR2Ji2JF1mEBJAA?docId=N0245501347979775956A

Hürriyet'in haberinde iki sorun var.

Küçük olan hata çeviride. Mesela, Eric Karran'ın görevi "Bilim Dünyası Medya Merkezi sözcüsü" olarak aktarılmış. Halbuki kendisi "Alzheimer's Research UK" adlı sosyal kuruluşun araştırma stratejisi başkanı. Linkedin profilinden Karran'ın daha önce J&J, Eli Lilly ve Pfizer'da üst düzeyde görev almış bir bilimadamı olduğunu görüyoruz. Yani, eskiden endüstrinin içinde olsa da kendisi artık dışarıdan yorum yapıyor, ilaç firmaları adına konuşmuyor.

Yine son paragrafta bir firmada 300 kişinin bu konu üzerinde çalıştığından bahsedilmiş, ama Karran'ın dediği 300 kişilik grubun 14'e indirildiği. Bu hatalar muhabirin habere ne kadar satır doldurma amaçlı yaklaştığını gösteriyor.

Büyük ve affedilmez hataysa haberin atlanan kısmında. Eric Karran ilaç firmalarının başarıya ulaşamadığı tespitini yaptıktan sonra başarının formülünü de aktarmış: Devlet-Özel ortaklığı.

Yani diyor ki Karran, özel sektörde bu işin altından kalkacak sermaye yok, devletin riskin bir kısmını üstlenmesi lazım. Bu kesinlikle sıradışı bir öneri değil.

İlacın hastaya ulaşmasında iki önemli aşama var. Birincisi temel bilim kısmı. Yıllar sürer ve çok büyük emek ve sermaye gerektirir. Genelde üniversitelerde, devlet bursları veya bağışlarla fonlanan bu aşamada, hastalığın moleküler düzeyde ayrıntılarının anlaşılır ve çözüme yönelik strateji geliştirilir. İlaca gidebilecek yolu bulan araştırmacı bulgularını hakemli dergilerde yayınlar ve üniversitesi aracılığıyla buluşuna patent alır.

İlaç firmaları bu noktada devreye girer, patenti satın alır ve yine yüklü miktarda sermaye gerektirse de daha başa çıkılabilir ve daha az riskli olan ilaç geliştirme işini yapar, klinik deneylerle ilacın hastalığın seyrini etkilediğini gösterir. Karran klinik deneylerde devlet desteğinin arttırılması gerektiğini belirtiyor. Belirtilmese de, bu destek maddi olabileceği gibi, klinik deneylere hasta bulma veya devlet hastanelerini takipte kullanma gibi alanlarda da olabilir.

Özetlersek;
1) Alzheimer araştırmalarının durduğu falan yok. Sadece yön bulma çabası var.
2) Evet, ilaç firmaları kar etmek durumunda ama uzun dönemde hayatta kalmak istiyorlarsa Alzheimer ve kanser gibi çok insanı etkileyen hastalıklara yatırım yapmaktan pek de uzak duramazlar.
3) Muhabirlerin İngilizce öğrenmesi şart.

Bloga da dönmüş olduk bu arada. Türk gazetelerinde dikkatinizi çeken, kontrol edilmesini istediğiniz bilim haberlerini gönderiverin bu tarafa, bakalım.